Taçoy: “Başörtüsünü tartışma yeri parti meclisi değildir”

Ulusal Birlik Partisi (UBP) Milletvekili Hasan Taçoy, okullarda başörtüsü konusunda yaşanan tartışmanın “dini bir boyutu bulunmadığı ve tamamen siyasi olduğu” görüşünü dile getirdi. Taçoy, bu konunun tartışma yerinin Parti Meclisi olduğuna inanmadığı da belirtti.
Ulusal Birlik Partisi Milletvekili Hasan Taçoy, TV2020’de katıldığı programda Gökçe Örnekal’ın sorularını yanıtladı.
Basın ofisinden verilen bilgiye göre, Taçoy, okullardaki başörtüsü konusunda yaşanan tartışmalar hakkındaki soruya ilişkin olarak, “Başörtüsü konusu siyasallaştırıldı. Bir işi siyasallaştırmak, toplumu siyasallaştırma noktasındaki bir tartışmanın içerisine getirmek kadar yanlış bir şey yoktur.” ifadelerini kullandı.
Yasaların toplum bireylerini 18 yaşına kadar “çocuk” olarak gördüğüne işaret eden Taçoy, ağırlıklı çoğunluğu Müslüman olan Kıbrıs Türkü’nün modern İslam’ı benimsediğini söyledi. Kıbrıs Türk halkının hiçbir dönemde İslam dinine olan inancından ve bayrağına olan sevgisinden vazgeçmediğine dikkat çeken Taçoy, “bu ülkede hiçbir zaman dini siyasete alet etmedik, ancak şu an bunu körükleyen taraflar var” dedi.
“Evet bu ülkede düşünce özgürlüğü var ama kimse de çıkıp bana ‘git Güney’de yaşa’ diyemez” diyen Taçoy, “niyetim taraf tutarak konuşmak değil, bu işin çözümünü bulabilmektir” ifadelerini kullandı.
Taçoy, “yaşanan tartışmanın dini bir boyutu bulunmadığı ve tamamen siyasi olduğunu” ifade ettiği dünkü konuşmasında, ” Parti meclisi bu konuyla ilgili toplantıya çağrıldı, ancak ben bu konunun tartışma yerinin Parti Meclisi olduğuna inanmıyorum. Siyasallaştırılmış bir şeklin oraya kadar taşınmasına ve toplumun daha fazla gerginliğe götürülmesine karşı olduğum için de o toplantıya katılmayacağım.” dedi.
Parti meclisinden başörtüsünün lehine bir karar çıkacağından emin olduğunu da söyleyen Taçoy, konunun çok hassas olduğunu belirterek, şunları kaydetti:
“Bu çok hassas bir konudur. Öyle bir gündeyiz ki Kıbrıs meselesinde siyaseten bir ayrışma yaratacak bir yapı var. Kıbrıs konusunda bir paketin gündeme geleceğini 2022’den beri söylemekteyim. Bir kapsamlı çözüm planı önümüze gelecek. Türkiye’nin garantörlüğünün de dahil olduğu, Kıbrıs Türkü’nün bugüne kadarki tüm kazanımları bu planda sulandırılacak. Bugün baş örtüsü konusu siyasileştirilerek yapılan tartışmalarla Türkiye’ye tepki konuluyor. Yanlış üzerine yanlış yapmayalım. Bağlarımızı sıkı tutmamız gereken bu dönem içerisinde aramızı sulandıracak, bulandıracak bir ortam yaratılmasına fırsat vermeyelim. Devlet erkimizi ortaya koyalım. Bizim geleceğimize yönelik endişelerimizin boyutu din değildir. Dinimizden vazgeçmeyeceğiz, dilimizden de vazgeçmeyeceğiz. Bayrağımızdan vazgeçmeye de hiç niyetimiz yok. Türkiye’ye karşı oluşturulmaya çalışılan karşıt duruş ihtiyacımız olan bir şey değildir. Bu akıl tutulmasından herkes kurtulsun.”
(DER/ÖK)